CAN KIRIKLARI

Hayatın doğal akışında hani bazen herhangi bir obje yere düşer de 1001 parçaya ayrılıp un ufak bir hale gelir ve bizde “nazar çıktı” gibi enteresan bir inançla olayı aydınlatırız ya işte ayrılıklar da böyledir bir insan için ama “nazar çıktı” inancımız değil “canım çıktı” inancımız hakimdir bu süreçte.

ENKAZ ALTINDA

Gelin size bir masal söyleyeyim,
Düşümdeki yüzü yüceltmenin bedelini ödüyorum;
Demiş bir gün bir Bilge.

ELİF

“Elif’im, güzel sevgilim ne olur böyle yapma. Gel kaçırayım seni. Ne ben sen olmadan ne de sen ben olmadan yapamayız. Aklın hiç alıyor mu 10 yaşında erkek çocuğuna annelik yaptıracaklar. Benim dokunmaya kıyamadığım biricik sevgilim 10 yaşında bir çocuğun annesi mi olacak?

ÖZLEMEK

AĞIRDIR BU YÜK, TAŞIYAMAZSIN,
AĞRIDIR, İÇİNDE SAKLAYAMAZSIN.
KALBİN ÇARPAR ÇIKACAK GİBİ YERİNDEN,

BU ÇOCUKLAR

Nerede olacak bu çöp toplayan çocuk 10 yıl sonra?
Kader nereye sürükleyecek onu dalgalarıyla?
“Ne farkı var diğerlerinden?” deli gibi düşünüyorum.

SEVDA GİRDABI

Bir gururum vardı bir de “Ölümlü dünya. Ne kaybederim ki?” deyip yaptığım şeyler. Hani diyordu ya Kolpa “Gel desen gelirim, hadi git de ben giderim, sevmesen de severim gurur benim neyime?” tam da böyle bir hayata sahiptim.

KAİNATIN YÖNETMENİ

“Buğday ekmeğe, toprak insana, insan toprağa dönüşür.” Günlerden bir gün yine cam kenarında oturup sokağı izlerken sokak temizlikçilerinin takırdayan çöp kovalarının sesini duymuştum. Saat sabahın altısı yedisi, camdan bakıyordum o seher vakti.

SEVMEYİ BİLMİYORLAR

Bilmiyorlar
Bir insan nasıl güzel sevilir bilmiyorlar
Çok sevme sakın iyi değil diyorlar bana
Ben azı çoğu bilmem
Sevmeyi bilirim sadece

BİR KADININ GÜNCESİ

Bir varmış bir yokmuş diye başlayan bir masal gibi bazen hayat. Bugün varmış dediğin bir bakıyorsun bir gün yokmuş…